
Bir ilçenin ekonomisini yalnızca rakamlarla anlatamazsınız.
Çünkü esnaf dediğimiz insan, sabah kepengini açtığında sadece kendi iş yerinin kapısını açmaz. Bir mahallenin, bir sokağın, bir ilçenin hayatına da kapı aralar.
Dikili’de yıllardır bunun en yakın tanığıyız.
Bakkalından berberine, lokantasından kahvehanesine, fırınından servisçisine, tamircisinden küçük işletmesine kadar binlerce insan emeğiyle bu ilçenin ekonomik hayatına katkı sunuyor.
Esnaflık, dışarıdan bakıldığında bir ticaret faaliyeti gibi görünür.
Oysa işin içinde olan bilir.
Esnaf; müşterisini tanır, mahallesini bilir, komşusunun derdini duyar. Bazen veresiye defterine yazdığı bir hesabı aylarca bekletir. Bazen kendi kazancından fedakârlık ederek müşterisinin ihtiyacını karşılamaya çalışır.
Çünkü esnafın sermayesi sadece para değildir.
Güvendir. İtibardır. İnsan ilişkisidir.
Bugün Dikili’de esnafımızın karşı karşıya olduğu sorunları konuşurken de bu gerçeği gözden kaçırmamak gerekir.
Artan maliyetler, kira giderleri, enerji fiyatları, personel maliyetleri, vergi ve diğer işletme giderleri küçük işletmelerin omzundaki yükü her geçen gün artırıyor.
Ancak bütün bu zorluklara rağmen esnafımız işinin başında durmaya devam ediyor.
Çünkü kepenk kapatmak kolay değildir.
Bir dükkânın kapanması yalnızca bir ticari işletmenin kapanması anlamına gelmez. O dükkânda çalışan insanların gelirinin, bir ailenin düzeninin ve bir sokağın ekonomik hareketliliğinin de etkilenmesi demektir.
Bu nedenle küçük esnafın yaşaması, aslında ilçenin ekonomik ve sosyal hayatının yaşaması demektir.
Dikili’nin ekonomisi hepimizin meselesidir
Dikili turizm potansiyeli yüksek, yaz aylarında nüfusu ciddi şekilde hareketlenen bir ilçemiz.
Bu durum esnafımız için önemli fırsatlar oluşturuyor.
Fakat turizm ekonomisinin yılın tamamına yayılması konusunda hepimizin daha fazla düşünmesi gerekiyor.
Yaz geldiğinde hareketlenen, kış geldiğinde ekonomik temposu düşen bir yapı yerine; dört mevsim yaşayan bir Dikili ekonomisini konuşmalıyız.
Bunun yolu da yalnızca daha fazla turistten geçmiyor.
Yerel üreticiyi, yerel esnafı, küçük işletmeyi, genç girişimciyi ve kadın emeğini aynı ekonomik zincirin içerisinde değerlendirmek gerekiyor.
Dikili’ye gelen insanın yalnızca konaklaması değil, ilçemizde alışveriş yapması, yemek yemesi, hizmet alması ve yerel ekonomiye katkı sağlaması gerekiyor.
Çünkü turizm gelirinin ilçede kalması, esnafın güçlenmesi açısından büyük önem taşıyor.
Esnafın sesi duyulmalı
Biz oda olarak esnafımızın sorunlarını sadece sorun çıktığında gündeme getiren bir anlayışın yeterli olmadığına inanıyoruz.
Esnafın sesini karar alma mekanizmalarına düzenli şekilde taşımak zorundayız.
Belediyelerimizle, kamu kurumlarımızla, yerel yöneticilerimizle ve ilgili tüm kurumlarla iletişim halinde olmak; sorunları konuşmak ve çözüm yolları üretmek zorundayız.
Elbette her sorunun bir anda çözülmesi mümkün değil.
Ama bir sorunun çözülmesi için önce o sorunun açıkça konuşulması gerekir.
Bizim görevimiz de burada başlıyor.
Esnafımızın yanında olmak, sadece iyi gününde değil, zor gününde de yanında durabilmektir.
Bir dükkânın ışığı, bir ilçenin ışığıdır
Ben esnafımıza her zaman şunu söylüyorum:
Bugünün şartları ne kadar zor olursa olsun, mesleğimizin değerini unutmayalım.
Çünkü biz yalnızca ticaret yapmıyoruz.
Dikili’nin yaşamına katkı sağlıyoruz.
Bir berber müşterisini ağırlıyor.
Bir lokantacı sofrayı kuruyor.
Bir tamirci bozulanı yeniden çalışır hale getiriyor.
Bir bakkal mahallenin günlük ihtiyacını karşılıyor.
Bir servisçi çocuklarımızı güvenle taşıyor.
Bir kahveci insanların buluştuğu mekânı yaşatıyor.
Bunların her biri Dikili’nin sosyal hayatının bir parçasıdır.
Bu nedenle esnafın yaşaması, Dikili’nin yaşaması demektir.
Ben inanıyorum ki; dayanışmayı artırdığımız, birbirimizi daha fazla desteklediğimiz ve yerel ekonomiye sahip çıktığımız sürece Dikili’nin geleceği çok daha güçlü olacaktır.
Bizim görevimiz yalnızca bugünü kurtarmak değil, gelecek nesillere daha güçlü bir esnaf yapısı bırakmaktır.
Bunun için çalışmaya, dinlemeye ve çözüm aramaya devam edeceğiz.
Çünkü biz bu ilçenin sadece esnafı değiliz.
Biz Dikili’nin bir parçasıyız.
Ve biliyoruz ki;
Bir esnafın yüzü gülerse, bir sokağın yüzü güler.
Bir sokak hareketlenirse, bir mahallenin yüzü güler.
Bir mahalle güçlenirse, Dikili güçlenir.
Saygılarımla.
Levent Bağçıvan
Yorumlar
Henüz yorum yapılmadı. Görüşünüzü ilk paylaşan siz olun.