İzmir’in Menderes ilçesindeki Klaros kutsal alanında süren kazılar, antik dünyanın üç büyük kehanet merkezinden biri olarak bilinen bölgenin tarihini ve İzmir’in bugünkü yerine taşınmasına ilişkin kehanet öyküsünü doğrulamaya yönelik yeni bulgular sunuyor. Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü başkanı Doç. Dr. Onur Zunal yönetimindeki ekip, 2026 yılı kazı sezonunda propylon çevresi, katagogeion olarak tanımlanan konaklama yapıları ve Notion yönündeki yaklaşık 2 bin 500 metrekarelik büyük yapı biriminde çalışmalar yürüttü. Kazılarda bulunan günlük kullanım kapları ve sikkeler yapının kullanım tarihini MS 1–3. yüzyıllar aralığına işaret ediyor; ayrıca depremle ilişkili tahribat izleri saptandı.
Kazılarda tespit edilen mimari ve işlev
Kazı ekipleri, kutsal alan girişindeki propylonun doğusundaki alan ile güneydeki büyük yapı biriminde farklı işlevler gösteren mekânlar ortaya çıkardı. Kuzeyde yedi, güneyde paralel yedi mekân ve ortasında açık avlulu düzen öngörülüyor; yapının tam işlevi henüz netleşmedi. Buluntular, yapı birimlerinin Roma İmparatorluk Çağı’nda aktif olduğunu ve muhtemelen ziyaretçilere hizmet veren konaklama veya idari işlevler barındırdığını gösteriyor. Arkeolojik veriler; stratigrafi, seramik tipolojisi ve sikkelerle tarihlendirildi.
Apollon Tapınağı ve kullanılan malzeme
Alanın merkezi Apollon Tapınağı, MÖ 300’lerden itibaren başlayıp Roma döneminde de tamamlanamayan uzun soluklu bir inşa sürecine işaret ediyor. Tapınağın ölçüleri yaklaşık 44 metre uzunluk, 22 metre genişlik ve üst yapı ile birlikte 13–14 metre yüksekliğe ulaşan bir yapıyı tanımlıyor; uzun kenarlarda 11, kısa kenarlarda 6 sütun yer alıyor. Her bir sütunun yaklaşık 11 mermer tamburdan oluştuğu ve tek bir sütunun ağırlığının başlığıyla birlikte 75–80 tona ulaşabildiği hesaplanıyor. Kazılarda tespit edilen deniz kazı bulguları, Marmara Adası (Prokonnesos) ve Paros’tan getirilen mermerlerin deniz yoluyla taşındığını doğrulayan somut kanıtlar sundu.
Kutsal alanın dönüşümü ve günlük yaşam izleri
Hristiyanlığın devlet dini haline gelmesiyle pagan işlevini yitiren Klaros, sonraki yüzyıllarda atölye ve zanaat merkezlerine dönüşmüş. MS 5–7. yüzyıllara tarihlenen tabakalarda demirci atölyesi, tuğla üretimine ilişkin cüruflaşmış kalıntılar ve yarı mamul buluntular belirlendi. Bu veriler, kutsal alanın yalnızca dinsel işleviyle değil, ekonomik ve zanaat yaşamıyla da dönüştüğünü gösteriyor.
Müzeleşme, koruma ve destek
Kazılar Kültür ve Turizm Bakanlığı izniyle yürütülüyor; kazı, restorasyon ve belgeleme çalışmalarında Ege Üniversitesi ekibi öncülüğünde çok disiplinli bir kadro görev alıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi, 2016’dan bu yana projeye düzenli destek sağlarken, ekip 2026 sezonunda da koruma ve belgelemeye öncelik verdi. Zunal, kazı ekibinin bulgularla bölgenin bölgesel ve uluslararası önemde bir kehanet merkezi olduğunu pekiştirdiğini belirtiyor.
Son durum: 2026 sezonunda propylon çevresi, katagogeion kalıntıları, büyük yapı birimi ve denizden çıkarılan mermer buluntular incelenmeye devam ediyor; elde edilen seramik, sikke ve mimari veriler alanın kullanım dönemleri hakkında daha kesin tarihlemelere imkân tanıyacak. Bundan sonra yapılacak analizler; malzeme kaynakları, inşa evreleri ve bölgenin antik dönem ekonomik ilişkilerini aydınlatmaya odaklanacak.
Yorumlar
Henüz yorum yapılmadı. Görüşünüzü ilk paylaşan siz olun.